Reklam
Reklam
Lalekent li Olmak Bir Ayrıcalıktır. - 18 Ekim 2017, Çarşamba Google+

Bodrum

bodrum

 

Tarihçesi
Bodrum, antik çağın en ünlü kentlerinden biri olan Halikarnassos’un üzerine..

kurulmuştur. Çevrede bulunan eserler,Bodrum ve yöresinin 5000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Çeşitli uygarlıklara ait pek çok eser,bölgenin yüzyıllar boyu dışarıdan gelen istilacılar tarafından hücuma uğradığını göstermektedir. İstilacılar çoğunlukla adalar üzerinden Anadolu’nun bu bölgesine çıkmışlardır. Bölgeye antik çağda Karya adı verilmektedir. Karya bölgesi bugünkü Muğla ilinin tümü ile Aydın ilinin bir kısmını kapsamaktadır. Eski yazarlara göre Karya’nın batı sınırı Menderes nehrinden başlamaktadır. Doğu sınırı ise Dalaman çayıdır.Yörenin yerel halkı Karlar ve Lelegler’dir. Homeros, Ilyada Destanında Karyalılar’ı Anadolu’nun yerli halkı olarak anar ve Troyalılar’la birlikte Anadolu’yu Yunanlılar’a karşı savunduğunu söyler.
Tarihin babası olarak tanınan Halikarnassos’lu Heredotos (M.Ö. 484 – 425 ) , “Karyalılar ana karaya adalardan gelmişlerdir. Eskiden Leleg adı altında adalarda otururlardı ve Minos uyruğundaydılar “ demektedir. Karlar’ın denizci olduğunu belirtmekte, sorgucu, kalkan üzerine işaretler kazmayı ve bir de kalkanı tutmak için kulp takmayı onların icat ettiğini yazmaktadır. Giritliler’in Karyalılar için anlattıkları budur ama Karyalılar’ın bunu kabul etmeyerek biz ana karanın yerlisiyiz dediklerini de eklemektedir.
Halikarnassos, Karya bölgesinin Mylasa’dan ( bugünkü Milas) sonra ikinci başkenti olan antik çağın en ünlü kentlerinden biridir. Herodotos Halikarnassos’un , Troizen’den gelen Dorlar tarafından kurulduğunu söylemektedir. Ancak Strabon, M.Ö. 11. yüzyılın ilk çeyreğinde Halikarnassos’un mevcut olmadığını yazmaktadır. Seyyah ve coğrafyacı Pausanias, Halikarnassos’un kurucusu olarak Anthes’in oğlu Aetion’un torununu göstermektedir. Dor’lar bu bölgeye M.Ö.1000 yıllarında adalar üzerinden gelmişlerdir. Halikarnassos’daki ilk yerleşme bugünkü kalenin bulunduğu yerde olmuştur. Burası eskiden adının Zephyria olduğu söylenen bir ada idi. Bu ad – Zephyros – batı rüzgarından gelmektedir. Dor şehir birliğinin bir üyesi olan Halikarnassos daha sonra bu birlikten çıkarılınca süratle İyonlaşmıştır.
M.Ö. 6. yüzyılın başlarında Karya, Lidyalılar’ın egemenliği altındadır. Karyalılar’ın Lidyalılar’la ilişkisi M. Ö. 700 yıllarında başlamıştır. Geleneklerine göre Karyalılar, Lidyalılar ve Misialılar birbirlerini kardeş kavim saymışlardır. Lidya Kralı Giges, Karyalılar’ın bir savaşta gösterdikleri başarı üzerine Lidya’nın başkenti Sardes’te yüzyıllar boyu saklanan kuvvet tanrısı Herakles’in altın baltasını Karyalılar’a vermiştir. Çift ağızlı balta, Karya, Lidya ve Misialılar’ın ortak hac yeri olan Milas yakınlarındaki Labraunda tapınağına konmuştur. Halikarnassos sikkeleri üzerinde de bu çift ağızlı balta görülmektedir.
Lidya’nin baskenti Sardes’in, Pers kralı Kiros tarafından alınmasından sonra Batı Anadolu şehirleri süratle Pers egemenliğine girmiştir. Halikarnassos da bunlardan biridir. Persler egemenlikleri altına aldıkları şehirlerde kendilerine bağlı sülaleleri iktidara getirmişlerdir. M.Ö. 480’lerde Pers kralı Kserkes’in Yunanistan seferi sırasında Halikarnassos, tiran Ligdamis’in kızı Kraliçe I. Artemisia tarafindan yönetilmekteydi. Heredotos I.Artemisia’nın Pers saflarında, Yunanlılara karşı savaşa katıldığını, Halikarnassos’dan başka Koslular’ın, Nisyroslular’ın başına geçtiğini söylemektedir. Kraliçe, Pers kralına Yunanlılar’la bir deniz savaşına girmesi için çeşitli öğütler vermiştir. Kral çoğunluğun fikrine uyarak deniz savaşına girmiş, Kraliçe I. Artemisia Salamuis deniz savaşına bizzat katılmış ve Kserkes’e “erkekler bugün kadın gibi, kadınlar erkek gibi davrandılar“ dedirtecek biçimde savaşmıştır. Heredotos I. Artemisia’nın kocasının adını bize bildirmemiştir. Muhakkak ki kocasının ölümünden sonra yönetimi almış olmalıdır.
Kraliçe I.Artemisia’dan sonra Halikarnassos’un başına Psindalis, sonra da bunun oğlu Ligdamis tiran olmuştur. Psindalis silik bir tirandı. 2.Ligdamis ise despot bir idare göstermiştir.
Halikarnassos, İyonya ihtilaline katılmış, M.Ö.468’lerde Attika – Delos deniz birliğine üye olmuştur. Birliğe ödediği aidat çevredeki Leleg sehirleri Termera ve Pedesa’dan daha azdır. Bu da Halikarnassos’un M.Ö.5. yüzyıl ortalarında küçük bir şehir olduğunu göstermektedir. M.Ö.404’de Ispartalılar deniz birliğini kaldırınca Halikarnassos çok az bir süre için belki demokratik bir idareye kavuşmuştur. Persler bölgeye 4. yüzyılın başında tekrar egemen olmuşlardır. M.Ö.386’da Atinalılar’ın Persler’le yaptığı Kral barışı ile Anadolu tamamen Pers egemenliğine geçmiştir. Persler, daha önceleri de olduğu gibi Anadolu’yu satraplıklara ayırmıştır. Karya bölgesi de Milas’ta oturan Hekatomnos’lar sülalesine verilmiştir.
Karya’nın ilk satrabı (Pers valisi) Hyssaldomus’dur. Bundan sonra oğlu Hekatomnos Satrap olmuştur (M.Ö.387) . Hekatomnos’un üç erkek (Mavsolos, Idrieus, Piksodaros) ve iki kız (2. Artemisia, Ada) olmak üzere toplam beş çocuğu olmuştur. Hekatomnos’un ölümü üzerine Mavsolos, Karya satraplığının başkentini M.Ö.367’lerde Halikarnassos’a taşımıştır. Halikarnassos savunması kolay, ticaret ve denizciliğe elverişli bir yer olduğundan hızla gelişmiştir. Satrap Mavsolos, çevredeki sekiz Leleg şehrinden altısının halkını Halikarnassos’ta oturmaya zorunlu tutmuştur. İstanköy ve Rodos’u fethetmiş, Likya’ya hakim olmuş, ağır vergiler koymuş, uzun saçları bile vergiye bağlamıştır. Toplanılan paralarla antik dünyanın en ünlü heykeltıraş ve mimarlarını Halikarnassos’a çağırmış ve anıt mezarı kurdurmaya başlamıştır.
Mavsolos, 24 yıl Karya’yı idare etmiştir. M.Ö.353’de ölünce yerine karısı, aynı zamanda kız kardeşi olan 2.Artemisia geçmiştir. (Kız kardeşle evlilik dünya üzerinde Mısır firavunları ve Polenezya adaları kral aileleri dışında hiçbir yerde görülmemektedir. Yönetici aile kendilerini halktan çok üstün gördüklerinden başkalarıyla evlenmek istememişlerdir.) 2. Artemisia’nın yönetimi iki yıl sürmüştür. Kocası zamanında yapımına başlanan Mavsoleion mezar anıtının yapımının sürdürülmesi, önemli bir çalışmasıdır. 2.Artemisia zamanının en önemli olayı Rodos’un ikinci fethidir. 2.Artemisia M.Ö. 351’de ölünce, yerine kız kardeşi Ada ile evlenen İdrieus satrap olmuştur. Idrieus’un M.Ö.334’de ölümünden sonra karısı Ada başa geçmiştir. En küçük kardeş Piksodaros M.Ö.340’da Ada’yı Halikarnassos’dan Alinda’ya sürerek Karya’nın bir kısmını ele geçirmiştir. Piksodaros’un kızı Pers asilzadesi Orontobates’le evlendirilmiştir. İskender’in Halikarnassos’a gelmesinden kısa bir süre önce Piksodaros ölmüştür ( M.Ö.334).
Makedonya kralı İskender, M.Ö.334 sonbaharında Halikarnassos önlerine ulaştığında Pers asilzadesi Orontobates satrap olarak bulunuyordu. Makedonyalı İskender şehri ele geçirdikten sonra kendisine Alinda’nın kapılarını açan Ada’ya Karya satraplığını verdi. Ada’nın hükümdarlığının ne kadar sürdüğü kesin olarak bilinmemektedir.
İskender’in ölümünden sonra Halikarnassos, komutanlarından Asandros’un yönetimine geçmistir. M.Ö.313’de Monoftalmos (tek gözlü) lakabıyla tanınan Antigonos bölgenin hakimi olmuştur. M.Ö.301′de general Lisimahos Karya’nın egemenidir. M.Ö.281’de Kurupedion savaşından sonra Lisimahos harp meydanında öldüğünden, bu tarihten sonra Ptolemaios’lar bölgeye hakim olmuşlardır.
Şehir İskender tarafından yıkılıp, yakıldığından bir daha kendisini toparlayamamıştır. M.Ö.301’de Makedonya Kralı Philip V. Halikarnassos’u kısa bir süre için işgal etmiştir. M.Ö.197’de Suriye kralı 3.Antiohos Halikarnassos’u ele geçirmek istemişse de basarılı olamamıştır. M.Ö.189’da Apameia barışı ile Romalılar Halikarnassos’u Rodos deniz devletine vermişlerse de bu bağlanış kağıt üzerinde kalmıştır. Şehir bağımsızlığını M.Ö.129’a kadar sürdürmüştür. Bu tarihte Halikarnassos, Roma’nın Asia Eyaletine bağlı küçük bir şehirdir. M.Ö.80’de korsan Verres’in saldırısına hedef olur. M.Ö.60’da ise fakir bir şehir olarak gözükür. Roma iktidar savaşı sırasında (M.Ö.43), Sezar katilleri Brutus ve Cassius’un Halikarnassos yakınlarındaki Mindos’u (bugünkü Gümüşlük) karargah olarak kullanmaları nedeniyle Halikarnassos, oldukça zarar görmüştür. İmparator Augustus zamanında şehir bayındırlık hareketlerine sahne olmuştur. Bazı tapınaklar (Mars tapınağı) bu tarihte yapılmıştır. M.S.4. yüzyılda Roma eyaletleri tekrar düzenlenirken Karya ayrı bir eyalet haline getirilmiştir. Hıristiyanlığın resmi din olarak kabul edilmesinden sonra Halikarnassos, Piskoposluk olmuş, Afrodisias Metropolitliği’ne bağlanmıştır.
M.S.11. yüzyılın son çeyreğinde Halikarnassos, Türklerin eline geçmiştir. Birinci Haçlı Seferi sırasında (1096 – 1099), Bizans bölgeye hakim olmuştur. M.S.13. yüzyıl ortalarında Menteşe Beyi emrindeki Deniz Gazileri Halikarnassos’u tekrar ele geçirmişler ve buraya bir kale inşa etmişlerdir. 1402 yılında Yıldırım Beyazid Ankara savaşında aksak Timur’a yenilince Anadolu Birliği dağılmış bu arada Saint Jean şövalyeleri, Mehmet Çelebi’den İzmir’de yıkılan kalelerinin yerine Anadolu kıyılarında Osmanlılara ait bir toprak parçasında kale yapmak için yer istemişlerdir. Mehmet Çelebi Halikarnassos’u Saint Jean şövalyelerine vermiştir. Ancak, Mentese Beyi İlyas Bey, bu topraklar benimdir demiş, Saint Jean şövalyelerine silahla karşı koymasına rağmen şövalyeler Mesy adini verdikleri Halikarnassos’u ele geçirerek,Türk kalesinin bulunduğu Dor akropolü üzerinde kalelerini kurmaya başlamışlardır. Bodrum 5 Ocak 1523’de Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u fethi ile birlikte Osmanlı Türk İmparatorluğu’na tekrar katılmıştır. 1770 yılında Rus donanması Bodrum’u top ateşine tutmuştur. 1824 yılında Yunan isyanı sırasında Bodrum Türkler tarafindan bir üs olarak kullanılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında 26 Mayıs1915’de Fransız Duplex zırhlısı Bodrum’u bombalayarak asker çıkarmak istemiş, Bodrumlular’ın karşı koymaları üzerine bir çok ölü vererek geri çekilmiştir. Türkiye Birinci Dünya Savaşında mağlup olunca, Bodrum 2 Mayis 1919’da İtalyanlar’ca işgal edilmiştir. İtalyanlar kaleyi karargah olarak kullanmışlar ve halkla daha iyi geçinmeye çalışmışlardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’da başlattığı İstiklal Savaşı, Türkler lehine gelişme gösterince İtalyanlar, 5 Temmuz l921’de işgali kaldırarak Bodrum’dan ve Muğla çevresinden ayrılmışlardır.
Ulaşım
Karayolu: Bodrum’a ülkemizin tüm illerinden düzenli otobüs seferleri ile ulaşılmaktadır. Otobüs terminali şehir merkezindedir.
Otogar Tel : (+90-252) 316 26 37 begin_of_the_skype_highlighting (+90-252) 316 26 37 end_of_the_skype_highlighting
Denizyolu: Yunan Adaları İstanköy’e (Cos) ve Rodos’a düzenli feribot seferleri yapılmaktadır. Bodrum’dan Datça (Knidos) , Didim ve Dalyan’a da deniz bağlantıları bulunmaktadır. Feribot ve deniz otobüslerinin hareket noktaları Ana Limandadır.
Bodrum Feribot Acentesi +90-252) 316 08 82 begin_of_the_skype_highlighting (+90-252) 316 08 82 end_of_the_skype_highlighting
Bodrum Express (Deniz Otobüsü)(+90-252) 316 10 87 begin_of_the_skype_highlighting (+90-252) 316 10 87 end_of_the_skype_highlighting
Havayolu: Bodrum-Milas Havaalanı ilçe merkezine 30 km. uzaklıktadır. Ulaşım THY servisleri, taksi ve dolmuşlarla yapılmaktadır.
Havalimanı Tel: (+90-252) 523 01 01 begin_of_the_skype_highlighting (+90-252) 523 01 01 end_of_the_skype_highlighting
Gezilecek Yerler
Antik Kentler
Antik Tiyatro: Bodrum-Turgutreis yolu üzerinde yeralmaktadır. 13.000 kişilik tiyatronun yapılan kazılardan sahne bölümü ortaya çıkarılmış ve oturma yerleri restore edilmiştir.

bodrum-antik-tiyatrosu_314751

 

Kaya Mezarları:Tiyatronun daha yukarısında ve yamaçta Helenistik ve Roma devrine ait kaya mezarları bulunmaktadır.

Bodrum_2010_03_21_036

 

Myndos Kapısı: Kentin batısında, Halikarnassos’un giriş kapılarından biriydi. Myndos kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktaydı. Bu kapının kuzeyinde yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlanmıştır.

Bodrum-Myndos-Kapisi1

 

 

 

 

 

 

 

 

Çıfıt Kale (Aspat): Yarımadanın güneybatısında Bağla koyuna yakın bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Çeşitli uygarlıklara ait kalıntılar yer almaktadır.

myonnesos11

 

 

 

 

 

 

 

 

Antik Kentler: Myndos (Gümüşlük), Termena (Akçaalan) Telmisos (Gürece), Kadıyanda (Aşağıgöl), Theangela (Etrin) Yarımada bulunan antik kentlerdir.
Stratonikeia: Yatağan – Milas karayolu üzerinde bulunan Eskihisar köyündeki harabeler Karya, Roma, Bizans devirlerine ait zengin kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.

25_460stratonikea111

 

Lagina: Yatağan’ın Turgut mevkisindeki Hekate tapınağına toprak yoldan (9 km.) gidilerek ulaşılır. Karia’nın önemli merkezlerinden biri olan Lagina’nın antik bronz çağından beri yerleşim olduğu, yapılan kazılardan anlaşılmaktadır.
Sedir Adeun (Kedreae): Gökova – Akyaka’dan ya da Çamlıköy’den denizyolu ile ulaşılabilen Sedir Adası, doğal ve tarihi güzellikleriyle yörenin gözde ören yerlerindendir. Apollo Tapınağı, tiyatro, antik liman ada da görülecek ilk kalıntılardır. Ünlü Kleopatra plajı da bu adadır.
Sarnıçlar: Yarımadanın hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün ‘Gümbet’ olarak tanımlanan sarnıçlar görülür. Zamanın zenginleri tarafından kendi adlarına inşa edilmişlerdir.
Kaleler

Bodrum Kalesi (Saint Petrum):M.S. 15. yy.da Rodos Şövalyeleri tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa edilmiştir. Halikarnassos’un ilk kurulduğu noktada Zephyrion adası üzerine kurulmuştur. Kale’nin yapımı sırasında Mausolos Anıt Mezarının taşları ve rölyefleri kale duvarlarında kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında Kale içindeki kiliseye bir minare ilave edilerek bir cami haline getirilmiştir. Ayrıca bir de küçük Türk Hamamı inşa edilmiştir. 1595′te hapishane olarak kullanılan Kale bugün müze olarak düzenlenmiştir. Yaklaşık 30.000 m²’lik alana sahip olan kalede 5 kule vardır. Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule’dir.
Camiler, Türbeler

Mustafa Paşa Cami: Kızılhisar’lı Mustafa Paşa, Bodrum’a tersane yaptırmak için geldiğinde bu camiyi yaptırmıştır (1723).
Tepecik Cami: Mustafa Paşanın kahyası Hamam Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Adliye Cami: II. Abdulhamit’in gönderdiği ve halktan toplanan paralarla 1901 yılında yapılmıştır.
Şaldırşah Horasani Türbesi, Kubbeli Türbesi, Mustafa Paşa ve Kaptan-ı Derya Cafer Paşanın mezarlarının bulunduğunu Mustafa Paşa Türbesi, Koyunbaba Türbesi görülmeye değer yerlerdir.
Eğlence Yerleri :
Bodrum Ege kıyıları içinde yaşamının renkliliği ile tanınmış en önemli ilçemizdir. Günün her saatinde değişen canlılığı ve renkliliğin yanı sıra, gece yaşamının olanca çekiciliği Bodrum’un ana karakteridir. İskele Meydanından başlayıp Kumbahçe Mahallesinin sonuna kadar devam eden Cumhuriyet caddesinde yaz geceleri adım başı rastlanan meyhaneler diskotekler, tavernalar ve barlar her yaştan insanın eğlenmesine olanak tanır. Bodrum gecelerinin gizemli koyuluğu içinde, eski çağlardan kalmış bir tılsım gibi parıldayan kalenin manzarası, Bodrum akşamlarına ayrı bir güzellik katar. Cumhuriyet Caddesindeki barların yanı sıra Banka Sokak ve iç limanda da pek çok eğlence yeri bulunmaktadır. Taverna müziğinden caz müziğine kadar her türlü müziğin dinlenebileceği barlarda, Bodrum geceleri olanca çekiciliği ile yaşanır.
Yat Turizmi
Yapım, bakım, onarım ve işletmeciliği kapsayan yat turizminin merkezi Bodrum’dur. İçmeler Tersanesinde ismi artık neredeyse Bodrum’la özdeşleşmiş gulet tipi tekne yapımı geleneği sürdürülmektedir. Tersane büyüklüğündeki tesiste de modern teknoloji ile 30 metre uzunluğundaki lüks yelkenli yatlar inşa edilebilmektedir.
Bodrum’da 275 yat kapasiteli marina bulunmaktadır. Ayrıca 12 çekek yerinde yatların bakım, onarım ve kışlama hizmeti verilmektedir.
Bodrum yat yarışları, tamamıyla deneyimsiz insanların hatta bebeklerin bile katılabildiği belki de dünyadaki tek yat yarışıdır. Bodrum Cup, 15-30 m. uzunluğunda, lüks guletlerin yarıştığı en konforlu yarıştır. İsteyen yarışa aktif olarak katılmakta veya işi mürettebata bırakarak çevrenin tadını çıkarabilmektedir.
MAVİ YOLCULUK
Bodrum’dan güneydoğuya doğru uzanan Gökova Körfezi, Halikarnas Balıkçısı ve Azra Erhat’ın keşfettiği bir deniz yolculuğu olarak, onların bu adı vermelerinden beri ‘Mavi Yolculuk’ diye anılır.
Bodrum’dan demir alan tekneler Gökova’ya doğru ilerlerken mavi ile yeşilinin ahengini berrak suların altındaki güzellikleri keşfederler. Bodrum’da yüzlerce yıldır süren tekne yapımı ve denizcilik turizm talebiyle artmış, yat turizmi Bodrum için en önemli gelir kaynağı olmuştur. Karaada, Kargacık Bükü, Pabuç Burnu, Kargı Adası, Alakışla ve Çökertme Mavi Yolculuk’ta görülen ilk yerlerdir. Küçük Çatı, Büyük Çatı, Yedi Adalar, Longöz, Değirmen Bükü, Karacasöğüt gibi denizi berrak ve ağaçlıklı koylar Mavi Yolculuğun önemli duraklarıdır. Doğal güzelliklerin yanı sıra Sedir Adası, Keramos Antik Kenti, Yedi Adalar gibi tarihsel mekanlarda ziyaret edilmektedir. Gruplar oluşturularak yapılan bu yolculuğa 7-10 gün ayırmak gerekmektedir.
Plajlar
Güvercinlik : Bodrum’a 25 km. uzaklıkta, yeşil ve mavinin iç içe geçtiği harika güzelliğe sahip bir koydur. Güvercinlik bu doğal ve doyumsuz güzelliği yanında, karşısında bulunan Salih Adası ile de ilgi çekmektedir.
Torba : Bodrum’a 5 km. uzaklıkta sakin bir köydür. Çam ve zeytin ağaçlarının yeşilliği ile pırıl pırıl bir denizin kaynaştığı şirin ve hareketli bir koy olan Torba’dan Didim, Milet ve Priene’ye tekne turları yapılmaktadır.
Gölköy : Bodrum’un 13 km. kuzeyinde bulunan Gölköy, çam, mandalina ve palmiye ağaçlarının serin bir denizle birleştiği doğa harikası yörelerimizden biridir.
Gündoğan : İnsan elinin az değdiği, güzelliğini en doğal biçimiyle hala korumakta olan Gündoğan Koyu, Bodrum’a 18 km. uzaklıkta olup mandalina bahçeleri ile ünlüdür.
Yalıkavak : Bodrum’a 18 km. uzaklıkta bulunan köy, yarımadanın kuzeybatısındadır. Yel değirmenleri, denizi, balığı ve narenciyesi ile ünlü olan Yalıkavak’ın bir diğer özelliği de en ünlü süngercilerin buradan çıkmasıdır.
Gümüşlük :Yarımadanın en eski yerleşim birimlerinden biridir. Bölgede Tavşan Adasını karaya bağlayan eski limanın kalıntılarını yer yer görebilmek mümkündür. Berrak denizi ve balığı ile ünlü olan Gümüşlük ayrıca flora yapısının zenginliği ile de dikkat çekicidir.
Kadıkalesi : Berrak bir deniz ve narenciye bahçeleri ile çevrili olan Kadıkalesi, Bodrum’a 23 km. uzaklıkta olup adını Helenistik dönem mimarisinin örneklerinden olan kale kalıntısından almıştır.
Turgutreis : Adını ünlü Türk denizcisi Amiral Turgut Reis’ten alan kasaba Bodrum’dan sonra yarımadanın en kalabalık yerleşim merkezidir. Gün batımının en güzel izlendiği yerlerden biri olan Turgut Reis mandalina bahçeleri ile ünlüdür.
Akyarlar : Nefis bir kumsala ve pırıl pırıl bir denize sahip olan koy, Bodrum’a 13 km. uzaklıktadır. Antik adı Arhialla olan Akyarlar, sörf için son derece uygun koşullara sahip olması ile dikkat çekici olmaktadır.
Bağla : Yarımadanın en güzel koy ve plajlarından birine sahip olan Bağla, kamp yapmaya oldukça elverişli olup Bodrum’a 14 km. uzaklıktadır.
Aspat : Yöresel türkülerde adı geçen Aspat’ın eski adı Aspartos’tur. Bağla’dan sonra deniz kıyısında yükselen bölgede, Klasik Çağ’dan günümüze dek gelen çeşitli uygarlıkların kalıntıları görülebilmektedir.
Ortakent : Mandalina bahçeleri ve ılık denizi ile ünlü olan Ortakent Bodrum’a 14 km. uzaklıkta olup Bodrum’daki köy yaşamını gözlemlemek için en uygun noktalardan biridir.
Bitez : Bodrum’a 10 km. uzaklıkta bulunan Bitez, köyle deniz arasındaki araziyi kaplayan mandalina bahçeleri ile maviyle yeşilin birleştiği en güzel köşelerden biridir.
Karaada : Bodrum’a yaklaşık 6 km. mesafede bulunan Karaada, şifalı sıcak suyu ile ünlüdür. Doğal bir mağaradan çıkan bu suyun ve mağaradaki çamurun çeşitli rahatsızlıklar üzerinde etkisi olduğu söylenmektedir.
Ada Boğazı (Akvaryum) : Suyun berraklığı nedeniyle Akvaryum adıyla adlandırılmaktadır. İç adanın açıklarında 30 m’ye kadar derinliği olan deniz tabanı çıplak gözle görülebilmektedir.
Geleneksel Bodrum Evleri
Geleneksel Bodrum mimarisinin ortak özellikleri, penceresiz giriş katları, ikinci katta kapıları, içeriye çekme merdiven ya da köprülerle girilmesidir. Yasayla koruma altına alınan bu evlerin, merkezde, Ortakent’te, Gümüşlük’ün üstünde Kocakaya köyünde yoğun olarak gözlemlenebilir. Buraya yerleşen sanatçı, edebiyatçı gibi şahsiyetlerin restore ederek Bodrum’a kazandırdıkları evler önemli yer tutmaktadır.