Reklam
Reklam
Lalekent li Olmak Bir Ayrıcalıktır. - 18 Aralık 2018, Salı Google+

Lalekent 2011 Genel Kurulunun Düşündürdükleri (ııı)

11 Temmuz 2013
1.584 kez okundu

yazar_11

Tekil yaşam çoktan hatta ilk çağlarda anlamsızlaşarak, imkansızlaşarak yerini toplu yaşama bıraktı. Yani yaşamlar birbirine bağlandı. Etkilenim ve paylaşım kaçınılmazlaştı. Bir aile, bir işletme, bir site, bir ülke hiçbir zaman bir kişinin tekelinde ve kontrolunda olamıyor.

Gayret de, yarar da, zarar da
ortakların tümüne yansıyor. O zaman yönetim-üretim ve
paylaşımda, kimse ötekileştirilmeden, herkes hakkı/katkısı
oranında var olmak durumundadır.

Genç kız, genç erkek özgün birer kişiliğe ve sosyal yansımaya
sahipken, evlendiklerinde özgünlükleri ve sosyal yansımaları
değişime uğruyor, yeni ve ortak bir sosyal yansıma ve
özgünlüğe bürünüyorlar. Benler bitiyor, biz oluyorlar. Bunu
başaramadıklarında da evlilik çöküyor, başarılı olmuyor.
Ortaklar “bizim” demek ve kabullenmek yerine, “benim” demeye
başladıklarında işletme, şirket, ortaklık çatırdamaya
başlıyor ve yıkılıyor.

Lalekent site yönetiminde, katkı ve paylaşımlarında, üyelerin
(kat maliki) tümü vardır.
— Hizmet/işletmenin düzenleme ve yürütülmesinde, kat malikleri
dışında, uzun süreli oturanlar da hak ve sorumluluk sahibi
olurlar. Salt çoğunluğun yani yarıdan bir fazlanın olurunu
uyularak, hizmetin nasıl verileceği belirlenebilir.
— İdame, bakım, iyileştirme, geliştirme ve değiştirme konulu,
taşınmazlara yönelik hak ve yükümlülüklerde sadece kat
malikleri yani hissedarlar vardır.
Bunların geneli, yoğun çoğunluğun istek ve kabulü ile karara
bağlanır.
— Sistemin/sitenin temel yapısında yapılması istenen
değişikliklerde ise kat maliklerinin oybirliği gerekir. Yani bir
kişi dahi istemezse uygulanamaz. Bu çok değerli ve insani bir
uygulama olmasına rağmen çoğu zaman, insani değerlere
ulaşamamış ve kişisel kapris ve egosunu bastıramamış bireylerin
ortaya çıkması yüzünden kaos yaratır ve sisteme sürekli zarar
verir.

Yönetimler uzlaştırıcı, inandırıcı, ikna edici güce sahip
olamadıkları; hissiyat, hırs ve komplekslerini bastıramadıkları
zaman, kopmalar, küsmeler, acılar filizlenir ve toplu yaşama ruhu
zedelenir.
Sözün özü; öteleyen ve kayıranlar eşitliği, eksik
kişiliklerine kurban verdikleri için, toplumun/sosyetenin yani site
yaşamının içine nifak sokarlar. Bölücü/zararlı düşüncelerin
yayılmasına yol açarlar.

Yapılan genel kurul bir tutanağa geçirilir. Görüşmeler, alınan
kararlar, farklı ve alternatif görüşler işlenir. Divan bu
tutanağı toplantı anında tamamlar ve imzalar.
Doğru olan, bu tutanağın, katılan bütün kat maliklerince
imzalanmasıdır. Çekincesi olanın da, şerh/çekince/remark/not
düşerek imzalama hakkı/zorunluluğu vardır.
Yönetici, genel kurul tutanağının tam metnini katılan-katılmayan
bütün üyelere duyurmakla yükümlüdür. Ayrıca gelecek yılın
faaliyet planı ve bütçesi hakkında ayrıntılar koyabilir bu genel
kurul sonuç bildirimine.

Bir kere daha hayal kırıklığına uğradım.
Çünkü:
2011 genel kurulunun tutanak bilgileri diye elime geçen kağıtta
baştan aşağı kin, nefret, husumet, hesaplaşma, kat malikine gaz
verme gibi gereksiz satırlar egemendi.
Her ne kadar boğuntuya getirilmiş olsa da genel kurul tutanağını
karar defterine işlenmiş haliyle okumak isterdim.
Anladığım kadarıyla birileriyle kapışılmış, yönetici
olanakları kullanılarak galip gelinmek, birilerinin kafası ezilmek
isteniyor. Site sakinleri de buna alet ediliyor. Kişiler kendi
meselelerini siteye mal ediyorlar sanırım. Bunun altından
kalkılamaz. Geri teper.

Saygılar-Kaptan

(Yaşam alanımız olan sitemize; izlenim, görüş ve gayretlerimizle
katkı yapmak amaçlı yazımızı sürdüreceğiz.)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.