Reklam
Reklam
Lalekent li Olmak Bir Ayrıcalıktır. - 24 Ekim 2018, Çarşamba Google+

GENEL KURUL ELEŞTİRİSİ – I – 2013

12 Ağustos 2013
2.178 kez okundu

GENEL KURUL ELEŞTİRİSİ – I

Yöneten aynı zamanda sahip olandı bir zamanlar.
Kimi yönetiyorsanız, onun patronu, ağası, efendisi oluyordunuz.  Neyi yönetiyorsanız onun üzerinde mutlak iyelik hak ve yetkileriniz oluyordu.
Şimdi durum tersine döndü. Yönetilen yöneteni belirliyor ve kendisine hizmet ve yarar sunmasını istiyor. Zaman böyle buyuruyor.
Yönetime getirilen, yönetilenin yararlarını en lojik saptayıp karşılamak yerine, kendi düşünce ve önceliklerini uygulamayı aklına getirdiğinde, bir kaç yüzyıl geriye gidiyor. Yani çağ dışına sarkıyor. Bunun da sonucu, başarısızlık, zarar ve yıkım oluyor.
“…… genel kurulumuzda sitemiz için önemli konularda kararlar alınacağından…..        hazır bulunmanızı önemle rica ederiz. Site Yönetimi”.
Çoğu zaman en mahrem/gizli tuttuklarımızı veya şuuraltımızı uluorta açık ederiz de hiç farkında olmayız.
“…. kararlar alınacağından… “ diyor.  “…. görüşüleceğinden….” demiyor.  Yani genel kurulun kendi kontrolünde olduğunu farkında olmadan söylüyor, onun yerine peşinen karar vermiş oluyor.  “Saygıyla” değil de önemle ”rica” ediyor.
Genel kurul toplantı organizasyonunda “Divan Başkanlığını” ortaya alıp, sağına Denetim kurulunu, soluna Yönetim kurulunu yerleştirmek yerine; Yönetim kurulu masasını ortaya yerleştirip, Divan başkanlığını sığınmacı gibi kenara sıkıştırmak da, görünmeyen hissiyatın, görenlerin görüne gözüne sokulmasıdır.
Oysa yasa buyruğu olan toplantının mutlak sorumlusu ve hakimi divan başkanıdır. Onun titri – dirayeti ve izni dışında kimsenin tek kelime etme hakkı yoktur.
10 Ağustos 2013 günü Lala-kent Sitesinin yapılan yıllık olağan toplantısından söz ediyoruz.
Divan başkanlığı seçilip kenardaki masasında yer aldıktan sonra oldukça kendine güvenli ve bilinçli bir toplantı yönetimi sergiledi. Elbette zor bir iş yapıyordu. Oysa yöneticiler ve kat maliklerinden büyük bir kesim bu bilinçte görünmedi.
Müdahalelerin de etkisiyle Divan başkanı inisiyatifi kaybedip bocalamaya başlayınca, müdahaleler arttı ve toplantıdan sağlıklı kararların çıkması, YANİ ÜYELERİN İSTEKLERİNİN YETERİNCE TARTIŞILAMASI, KARARLARA TAM OLARAK YANSIMASI GERÇEKLEŞEMEDİ.
Zamanın en kıymetli kısmı israf edilince üyelerin bir kısmı toplantıyı terk etti. Kalanların geneli de sıkıldı ve bir an evvel bitsin havasına girdi. Çoğunluğun büyük olasılıkla yitirilmesine karşın toplantı devam etti.
Önemli kararlara üyenin eğilimi değil yöneticinin aklında-vizyonunda ne varsa, o damgasını vurdu.
Alınacak karara matuf yapılan her oylamanın aldığı olumlu oy sayısı tutanakta belirtilse de belirtilmese de; toplantının ve salt çoğunluk veya oy çoğunluğu bazında alınan bazı kararların yasallığının tartışma konusu olması da mümkündür.
Yönetimin geçmiş yıllardaki çalışmaları, özverisi, ciddiyeti, tutumluluğu takdire şayandır. Eleştirilecek yönleri de vardır.
Toplantı divan başkanı ve katiplerinin gayreti ve iyi niyeti gözden kaçmamıştır. Yetersiz- aciz kaldıkları da eleştirilmelidir.
Toplantıya katılan kat malikleri ve yetki verilen vekillerin toplantıdaki dostane, olgun ve centilmen tutumları sevindiricidir. Bir LALE-KENT kültürünün-olgunluğunun oluşması ne güzel. Eleştirecek çokça konu da var elbette.
(Eğer keyfimiz yerinde olur da ilgimizin sıcaklığına halel gelmez ise, bu konuda yazmaya devam ederiz. İcraata-yapılması gerekenlere ilişkin görüşlerimizi de sevgili LALE-KENT ailesiyle paylaşır-tartışırız.)
Saygılar
İbrahim DURMUŞ (Kaptan)
131. ada/62. daire

Yorumlar

  1. Kenan AKTAŞ Kenan AKTAŞ diyor ki:

    Gerçekleri yazmışsınız İbrahim Bey, elinize sağlık.

  2. Kaptan diyor ki:

    İki yıl önce yani 2011 yılında aynı konuda 3 bölüm halinde yazdıklarımı şimdi bir daha okudum.
    Sevinerek söyleyeyim ki, 2 senede oldukça ilerleme olmuş. Yazdıklarımın çok kişi tarafından okunmuş olması ve bana teşekkür gelmesi de güzel.
    Üzülerek söyleyeyim ki, 2 sene önce yaşanan bazı hata veya olumsuzluklara, sorumsuzca devam ediliyor.
    Gönül isterdi ki, herkes görüşünü burada paylaşsın. Karnından konuşanlar, dedikodular azalsın.
    İnanıyorum ki, o zaman sorunlarımız çok daha kolay çözülecektir.