Reklam
Reklam
Lalekent li Olmak Bir Ayrıcalıktır. - 12 Aralık 2017, Salı Google+

Can Yücel

19 Şubat 2012
3.372 kez görüntülendi

Can Yücel

 1371219186_100_can-yuzel

 

 

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu,
Ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim….
Ne hissettiysem onu söyledim, onu yaşadım.
Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım.
Karşıma bazen gerçek yüzler,bazen sahteler çıktı,
Yine de ben sadece hislerimle yaşadım.
“Ve asla sevmediğim birine ‘seni seviyorum’ demedim”.

Can Yücel, 1926′da İstanbul’da doğdu. Milli Eğitim Eski Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur.
1943 yılında, yakın dostu ve Ankara Atatürk Lisesi’nden sınıf arkadaşı Gazi Yaşargil ile birlikte yurtdışı eğitim bursu kazandığı halde, babası, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in ” Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler” diyerek engellemesi nedeniyle yurtdışına gidemedi. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris’te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.
Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.

 

Vasiyet

Beni kuzum Datça’ya gömün
Geçin Ankara’yı,İstanbul’u!
Oralar ağzına kadar dolu
Alabildiğine  de pahalı
Örneğin Zincirlikuyu’da
Bir mezar 750 milyona
Burası nispeten ucuz
Ortada kalma ihtimali de yok
Hayır,dua da istemez
Dediğim gibi beni Datça’ya gömün
Şu deniz gören mezarlığın orda,
Gömü sanıp deşerlerse
Karışmam ama…

Can Yücel’in Eski Datça’daki evinin bahçesinde, üzerinde imzasının bulunduğu taş.

 Yazarlığı

Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao’dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla “Rengahenk” adlı kitabı toplatıldı.
1962′de İngiltere’deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.

Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel’in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. ‘Maaile’ şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. ‘Küçük Kızım Su’ya’, ‘Güzel’e', ‘Yeni Hasan’a Yolluk’, ‘Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim’ bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare’in ünlü ‘to be or not to be’ sözünü ‘bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin’ şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959′da ilk baskısı yayımlanan ‘Her Boydan’ adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.

Can Yücel Sokağı

 Eserleri

•    Yazma (1950)
•    Her Boydan (1959, Çeviri Şiirler)
•    Sevgi Duvarı (1973)
•    Bağlanmayacaksın
•    Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
•    Ölüm ve Oğlum (1976)
•    Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabı)
•    Rengâhenk (1982)
•    Gökyokuş (1984)
•    Beşibiyerde (1985, ilk beş şiir kitabı)
•    Canfeda (1985)
•    Çok Bi Çocuk (1988)
•    Kısa Devre (1990)
•    Kuzgunun Yavrusu (1990)
•    Gece Vardiyası Albümü (1991)
•    Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
•    Gezintiler (1994)
•    Maaile (1995)
•    Seke Seke (1997
•    Alavara (1999)
•    Mekânım Datça Olsun (1999)
•    En Uzak Mesafe
•    Benim Adım Firuzansa Ne Olayım
•    Cazcı firuzan (1997)
•    Hotuhların dramı
•    Bilmelisin ki
•    Biraz alıştım
•    Kadın dediğin
•    Bördübet’ten Sedir Adası’na
•    YüzKitabı Şiirlerimden Seçmeler(2010)

Çevirileri

•    Hamlet (Shakespeare)1992. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
•    Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın çevirisi) (Shakespeare)          1981.        İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
•    Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby, F. Scott Fitzgerald), Ağaoğlu         Yayınevi, İstanbul, 1964.
•    Yeni Başlayanlar İçin Marx (Marx Para Principantes) 1977.
•    Salozun Mavalı (Peter Weiss)Bilgi Yayınları

Lalekentli Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.